AlkaVital

 sevdiklerinizi korur

ALKALİ  kimya

Ah şu kafamızi karıştıran kavramlar!

Lütfen elektrik dünyasındaki anlatım tersliğine bir bakın :

 

Bildiğimiz elektrik, elektronların akışıdır..  Aynen bir boru içinden akan su gibi  elektronlar kablolar üzerinden akar, buna elektrik akımı denir.

 

Tavla pullarını arka arkaya dizin. En arkadakini itin.  En öndeki hemen hareket eder.  İşte  elektronlar iletken kablo içinde  birbirini tavla pulları gibi iterek akarlar.  Çok hızlı olmaları birbirini itmeleri yüzündendir.

 

Elektronlar atom çekirdeği çevresinde dönerler. Atom çekirdeği çevresinde dönen elektronlara ( - ) eksi değerli elektrik yükü yakıştırılmıştır.  Bir atoma ya da moleküle fazladan bir elektron verseniz eksi ( - ) değeri artar. Sanırsınız ki bir şey eksildi.  Oysa  atomun bir elektronu artmış, enerji düzeyi  yükselmiştir.

 

Bir atomdan ya da molekülden bir elektron çaldığınızda enerjinin (+) değeri artar.  Sanırsınız ki artan bir şey var.  Oysa  elektron kaybı,  artı  (+) değerin çoğalması şeklinde gösterildiği için bizi yanıltabilir.

 

 

Oksidasyon = Yükseltgenme = Oksijen                                     almak = Elektron yitirmek = asidik olmak= çürümek = yaşlanmak = kötü durumdayım!

 

Oksidasyon elektronların bir atom ya da molekülden ayrıldığı kimyasal tepkimedir. Oksijenin  dış kabugunda 6 elektron vardır. Bu kabuk, 8 elektrona tamamlanınca dengeye kavuşur.   Bu nedenle oksijen hep iki elektron peşinde gezen aç bir atomdur.  Bu işlem doğada o kadar çok tekrarlanır ki, insanlar buna oksidasyon adını takmışlardır.  Oksidasyon  atom ya da molekülün elektron kaybetmesi olarak adlandırılır.

 

Elektron kaybedilince enerji açığa çıkar. Oksijenle birleşmek yanmaktır. Orada elinizi ısıtabilirsiniz :)  Aman dikkatli olun ! Bazan patlayabiliyor.

 

Elektron elektrikte eksi değerlidir.  Bu eksi değerin kaybı, tersten bir anlatım şekliyle yükseltgenme adını alır.  Kaybedilen eksi değer nedeniyle atomun çekirdeğindeki + değerli proton sayısı fazla gelir.  Artı değeri artar.  Aslında ortada bir kazanç yoktur. Kayıp vardır.  Kayıpta  yükselme olmaktadır.   Kısacası + (artı)  elektrikte kayıp demektir. Biraz ters ama böyle...

Hidrojen tek elektronunu verdikten sonra H+ iyonuna dönüşür. Artık yalnızca artı değerli bir protonu vardır.  Artık o da elektrona  açtır.

 

Normalde hidrojeni bol olan su bağışlanabilecek elektronu bol olan sudur ve alkalidir. Fakat  H+ iyonu bol olan suyun  elektronu eksiktir ve asidiktir.  Hidrojen elektronlarını zaten bağışlamıştır.  Kafanız karışmadı değil mi?

 

Asidik minerallerin dış kabuklarında  aynen oksijen atomunda olduğu gibi çok sayıda  elektron vardır. Fakat kabuktaki elektron sayısı tamamlanmadığı için  yeni elektronlar almak isterler.

 

Oksijenli su adı verilen  H2O2 yakıcıdır, mikropları,  elektronlarını çalarak öldürür. Çünkü elektriksel dengede olan H2O'ya göre fazladan bir oksijeni vardır.  Bu oksijen sudan hemen ayrılarak başka bir eleman ile birleşmek  ister. Birleşirken elektron çalar.

 

Reduksiyon = İndirgenme  =Oksijen vermek = Elektron kazanmak = alkali olmak= genç kalmak = harika hissediyorum !

 

Bir elementin, kimyasal reaksiyonda elektron alması olayına indirgenme denir.  İşe bakın, hem alıyorsun, hem de indiğini söylüyorsun. Elektron eksi ya... İşte öyle !

 

Elektron almak aslında zenginleşmedir.  Fakat elektronun ( - )  eksi değeri nedeniyle bu zenginleşme sanki bir fakirleşme gibi algılanır.  İndirgenme adı bu eksi değer nedeniyle verilmiştir.

 

Hidrojen bir elektron bağışlayıcısıdır. Dış kabuğunda tek elektron vardır ve bunu hemen verebilir.  Unutmayın, asit olan elektron çalar, alkali, yani baz olan  elektron bağışlar.  Kotü ve iyi gibi ... Asit kötüdür, alkali  iyidir. Fakat asit mikropları da öldürebilir. Cünkü tüm canlılar gibi mikroplar da alkalidir. Cok küçük canlılar oldukları için asidik suyun elektronlarını çalmasıyla ölebilirler.  Acaba asit o zaman iyi mi olur? Olabilir,  fakat biz bu asitlerin vücudumuzda oluştuğu zaman organlarımızın hücrelerine zarar verebileceğini de bilelim.

 

Alkali minerallerin dış kabuklarında bir iki elektron vardır. Onlar da hidrojen gibi elektron bağışlayıcısıdır.  Yalnızca doğadaki suda elektronlarını kaybederek artı iyon olarak çözünebilirler.  + Alkali iyonlar,  OH- su iyonuyla buluştuklarında eksik  elektronlarını tamamlamak için bir fırsat doğar.

 

Nefes aldığımız havadaki O2 formundaki oksijen akciğerlerimizi yakmaz. O2 molekülündeki kovalent bağlı oksijen çifti birbirini doyurdukları için çevreye zarar vermez.  Su molekülündeki oksijen de zararsızdır. Çünkü kovalent bağındaki oksijen, elektrona doymuştur.

 

-OH hidroksil iyonu bol olan su,  hem elektronu hem de oksijeni bol olan sudur. Bu su alkalidir.  Bu suda  elektron açlığı doyurulduğu için oksijen, etrafına saldırmaz.  Bu suda  bulunabilecek pozitif alkali mineral iyonları eksik elektronlarını metabolik süreçte tamamlayabilirler. Çünkü 4 adet OH- iyonu birleştiğinde elektrik dengesi olan yani elektrona doymuş  2 adet su molekülü, bir adet  oksijen molekülü ve 4 adet elektron fazlası çıkar.

 

4 OH-    =   2 H2O  +  O2   +   4e-

 

alkavital@alkavital.com

Alkali su iyonizeri, su arıtıcı  ve  dejeneratif  hastalıklara karşı etkili   ileri teknoloji ürünü  bir  sağlıklı beslenme desteğidir, tedavi amaçlı kullanılmaz

facebook sayfamızı beğenerek sağlık mesajlarımıza  abone olabilirsiniz.