AlkaVital

 sevdiklerinizi korur

ALKALİ  bilgi

  • Tavuk kalbi deneyi

    Fransız  biyolog Dr Carrell  1906 yılında bir tavuk kalbinden  kas hücrelerini almış.  Tavuk kanındaki tüm maddelerin bulunduğu bir sıvıya  koymuş.. 48 saat içinde bu hücreler iki katı artmışlar.

     

    Hücrelerin ürettiği  toksinleri, yani atıkları düzenli olarak uzaklaştırmış. Sıvıyı hergün yenilemiş.  Hücreler sürekli olarak büyümüşler.

     

    Tavuk kalbi deneyi Toplam 34 yıl sonra Dr Carrell öldükten  sonra durdurulmuş.  Bir tavuk 7-8 yıl yaşadığı halde bu hücreler onlarca yıl çoğalmışlar.  Bu çalışması Dr Carrel'e deneye başladıktan 6 yıl sonra Nobel ödülü kazandırmış.

  • Önce vücut sıvıları bozulur

    Dr Carrell deney notlarında şunları yazmış:

    ''Önce yalnızca hücrelerin içinde yüzdüğü sıvı bozuluyor, dejeneratif süreçlere uğruyor. Bu sıvının içindeki atıklar ve zehirler uzaklaştırılırsa hücrelerin kendisine bir şey olmuyor.''

    Düşünün ki ortalama tavuk ömrü 7-8 yıldır. Fakat Dr Carrel'in  tavuk hücreleri, 34 yıl yaşamışlar.  Bunun sırrı nerede saklı olabilir?

    Artık bunun sırrının alkali  beslenmede olduğunu biliyoruz

     

    İnsan vücudu  yukarıdakine benzer şekilde  sürekli bir malzeme alış verişi ortamında yaşar.  Nefesimizle oksijen alır, karbondioksit veririz. Yemek yeriz ve dışkı üretiriz, su içeriz ve terleriz.  İyiler içeri girer, kötüler dışarı çıkar.  O zaman içeri aldığımız malzemeleri iyi seçerek vücudumuzdaki hücrelerin hastalanmadan sağlıklı yaşamasını  sağlamamız mümkün müdür?

  • Alkali besinler vücut sıvılarını yeniler

     

    Bu soru   bizi vücut sıvılarının alkali ve asit dengesini korumaya götürür.     İnsan vücudu hafif  alkali  (yani  elektronu bol )  yapıdadır.  Vücudun atıkları ise asidiktir ( yani  elektronu az)     Vücudumuzun kendisini yenileme  yöntemi asitleri  atmak ve alkalileri almak şeklindedir.

     

    Aslında bu değişimle  organlarımızda enerji üretirken kaybettiğimiz  elektronları yeniden sağlayabiliyoruz.

    Enerji hayattır, harekettir. Bunun bedeli ise elektron kaybetmektir. Elektronlarını kaybeden vücut sıvılarımızı, elektronu bol sıvılarla değiştirerek sağlıklı kalabiliyoruz.  Vücut  sıvıları asidik olandan alkali olana doğru düzenli olarak yenilenemediği zaman giderek daha asidik hale geliyorlar.   Bu enerji yoksunu  asidik ortam, tüm kronik hastalıkların kaynağıdır.  Vücut kendisini yalnızca alkali, yani enerji zengini  besinler alarak yenileyebilir.

  • Asidik besinler vücut sıvılarını bozar

    Bundan sonra siz de besinlerinizi seçerken alkali  olanlara öncelik verin, olmaz mı? Çünkü çevremizde bizi yanıltmak için tadını iyileştirerek sundukları bir çok asidik besin  bulunuyor.   Biz vücudumuzun sıvılarını  iyileriyle yenilemek isterken bunlar kötüleştirebiliyor.

  • Su = H2O

    H hidrojenin, O oksijenin kimyasal sembolüdür.

    H2O, iki hidrojen ve bir su atomundan oluşan su molekülüdür.  Su, kimyasal olarak H2O dur. Tüm doğal sular H2O moleküllerinden oluşur.

     

    Bu su molekülleri kendiliğinden parçalanabilirler.

    Bu nedenle suyun içinde   az miktarda - OH ve +H iyonları vardır.  - OH ve +H harflerini toplarsanız iki hidrojen ve bir oksijen yani H2O ettiğini görürsünüz.

    -OH iyonunda bir elektron fazla, +H iyonunda bir elektron  eksiktir.  Elektronu fazla olan -  (eksi) işaretiyle, elektronu eksik olan + (artı) işaretiyle gösterilir. Bu elektrik yükü farklılığı nedeniyle  iyon adını alırlar.  Tüm doğal sularda iyonlar vardır.

  • pH (power of hydrogen)  nedir ?

    Bu iyonların miktarı suya alkali ya da asidik özelliğini verir.

      +H iyonları  fazlaysa su asidiktir.  Çünkü elektron eksiği vardır.

     -OH iyonları fazlaysa su alkalidir.  Çünkü elektron fazlası vardır.

     

    Suyun pH değeri (power hydrogen= hidrojen gücü) sudaki -OH iyonlarının miktarı kadar artar,  +H iyonlarının miktarı kadar düşer. Çünkü  bu güç elektronların gücüdür.

     

    - OH ve +H iyonları suda eşit iseler su nötr yapıdadır.  Elektron fazlası ya da eksiği yoktur.  Bu tarafsız durumda  pH değeri 7 dir.

  • İyonize su nedir ?

    Bir H2O su molekülündeki bir adet hidrojen atomu, elektronunu bırakarak H+ iyonu şeklinde  diğer su molekülüne bağlanırsa yandaki  şekilde görülen tepkime meydana gelir.

     

    Hidrojenin elektronunu bırakarak ayrıldığı su molekülü  OH- hidroksil iyonuna dönüşür.

    Hidrojenin elektron eksiğiyle  katıldığı su molekülü ise H3O+  hidronyum iyonuna dönüşür.

     

    Doğada kendiliğinden oluşabilen bu iyonlar alkali su iyonizerlerinde çoğaltılarak ayrı odacıklarda toplanır.   Elektron bağışlayabilen OH- iyonları alkali tarafta, elektron açlığı çeken H3O+  iyonları asidik tarafta toplanır.

elektron eksiği  var

Sıvıdaki  H+  iyonları yüksek

 

 

elektron bolluğu var

Sıvıdaki  OH-  iyonları yüksek

Günlük beslenme düzenimizdeki  bir çok besininin asidik olduğunu biliyor muydunuz? pH 7 değeri nötr yani tarafsız değerdir. pH 7 değerinin altı asidiktir. pH 7 değerinin üstü alkalidir. Her değer, bir diğerinin 10 katı büyüktür. Örneğin 2.5 pH değerinde aldığınız  bir içecek, kanınızdan 100.000 kat daha asidiktir. Gerçekte yediğimiz ve içtiğimiz bir çok besin asidiktir. Bunlar et, süt, gazlı içecekler ve kahve olarak adlandırılabilir.

  • Kan

    Kanımıza hızlı bir bakış atalım. Bildiğimiz gibi kanda çok miktarda su bulunur ve bunun alkali ve asidik kısımlarınin bir dengesi vardır. Vücut kanın pH değerinin fazla değişmesine izin vermez.  Bu aldatıcıdır.

    Çünkü  kandaki küçük pH değer değişiminin büyük etkileri vardır.

  • Alkali kan

    Sudaki  alkali  OH- iyonları alkali mineraller ile iyonik  bağ kurarak dolaşırlar.   Bu moleküllerin ürünü olarak su,  oksijen ve  alkali iyonize mineraller çıkar.  Her üçü de vücudumuz için vazgeçilmezdir.

    Kanda alkali iyonlar çoksa daha çok oksijen vardır.

     

    Gerçekte kanınız çok az miktarda bile  alkalileştiğinde  ( pH 7,3 ten 7,45 e)   % 67 daha fazla oksijen taşıyabilir.  Bu sizin için daha fazla enerji demektir!

     

  • Asidik kan

    Kanda asidite arttığında kemiklerinizden kalsiyum, kaslarınızdan magnezyum gibi alkali mineralleri sökerek dengesini bulur. Bu nedenle kanda aşırı asidite sorunu görülmez.  Sorun, vücudun diğer sıvılarına ve kemik yapısına ötelenir. Buna karşın kanda görülen küçük oranlardaki asidite artışı dahi damar iç duvarlarının enflamasyonuna neden olur.  Karaciğerimiz kolestrol üretimini arttırarak tahriş olan damar duvarlarını onarmaya çalışır.  Damarlar giderek tıkanırlar.

  • İyonize kan

    Alkali kan, asidik kana göre daha akıcıdır.   Bunu elektron bolluğu nedeniyle   kandaki demirin iyonize olmasına bağlayan araştırmalar var. İyonize olmak çekim kuvvetleri  nedeniyle  hareket yeteneğini arttırır.  Kan kılcal damarlarda daha rahat akar.

     

  • Serbest Radikal

    Serbest radikaller kayıp elektronları olan atomlardır. Bunlar sağlıklı hücrelere saldırır, onların elektronlarını almak ister ve hücresel zararlara neden olurlar. Buna oksidasyon denir. Vücudumuzdaki tüm kronik  hastalıkların başlıca kaynağı budur.

  • Antioksidan

    Antioksidanlar serbest radikalleri elektronla besleyerek etkisiz hale getirirler. Böylece sağlıklı hücreler serbest radikal saldırılarından korunur. Alkali iyonize suyun icindeki  OH- iyonu ekstra elektronuyla gerçek bir antioksidandir.

     

  • Alkali İyonize Su

    Beslenme zincirindeki  diğer antioksidanlardan farklı olarak alkali iyonize su, bir serbest radikali etkisizleştirmek için elektron verdiğinde kendisi bir serbest radikal olmaz. Alkali iyonize su vücudunuzu terkedinceye kadar bir antioksidan olarak kalır.  Bu nedenle alkali iyonize su gerçek bir antioksidandır.

  • ORP

    Bilim adamlarının sıvılardaki antioksidanları ölçmek için kullandıkları yöntemlerden birisi  ORP  olarak bilinen "Oksidasyon Reduksiyon Potansiyeli" dir. Birçok musluk suyu ve şişelenmiş kaynak suyu oksidandır ve vücudumuzda hücresel hasar veren serbest radikaller yaratırlar.

    Aşağıda  milivolt (mV) cinsinden ölçülen ORP değerlerini karşılaştırabilirsiniz.  Eksi değerler elektron bolluğunun ölçüsü olarak antioksidan, artı değerler elektron yoksunluğunun ölçüsü olarak oksidandır.

Alkali iyonize sudaki OH- negatif iyonu,  çok küçük molekül ölçüsü nedeniyle inanılması son derecede güçlü bir antioksidandır.  Vücudun her hücresine seri bir şekilde girer.

Yeşil çaydan 5 katı, taze sıkılmış portakal suyundan 4 katı daha büyük mutlak   ORP   değerine  sahiptir.  İçindeki elektron bolluğu yönünden karşılaştırdığımızda -400 mV  ORP değerindeki  bir bardak alkali iyonize su  onlarca bardak portakal suyuna eşdeğer bir antioksidan güçtür.  Her gün bu güçlü antioksidan suyu içmenin yararını düsünebiliyor musunuz?

 

 

  • Musluk suyundaki mineraller

    Kolloidal mineral, suyun içinde  mikroskopik parçacıklar şeklinde dağılmış minerallerdir.

    Musluk suyunuzdaki bu kolloidal  minerallerin daha büyük oranda bağırsak duvarından emilebilmesi için hepsinin daha küçük parçalara ayrılmaları,  eklerinden ayrılarak iyonize  minerallere dönüşmeleri gerekir.  Vücudun bu mineralleri parçalaması yüksek enerji isteyen bir işlemdir.  Bu nedenle ancak bir kısmını emebilir.

  • Doğadaki  mineraller

    Doğadaki minerallerin % 98'i zor  çözünebilen kolloidal formda ve yalnızca % 2'si  tuz eklerinden ayrılmış iyonize formlarında bulunur. İşte bitkiler yalnızca bu iyonize mineralleri emebilirler. Bitkilerden alınan minerallerin insan vücudu tarafından emilmesi kolaydır. Çünkü bitkiler bu mineral iyonlarını taşıyıcı proteinlerle birleştirir. Metal formundaki mineral takviyelerinin  bağırsaktan emilmesi ise çok zordur. İyonize mineraller tüm canlılar tarafından en kolay emilimi olan yapıdadırlar.

    Buzul suları emilebilecek türde mineral yüklüdür.  Buzul kenarında çok çeşitli canlı türleri yaşar. Bu bölgelerdeki insanlar sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarıyla bilinirler.

  • Alkali su iyonizerindeki mineraller

    Alkali su iyonizeri  musluğumuzdaki suyu,  doğal yapısına geri döndürür, buzul sularına yaklaştırır.

    Alkali su iyonizerinde elektrolize uğrayan mineraller asidik eklerinden ayrılarak iyonize forma geçerler.  Suyun içindeki OH- molekülleri ile iyonize bağ kurabilecek kadar küçülürler. Böylece  suyun geçtiği her yerden geçebilirler.  Bu mineraller bağırsak duvarından kolaylıkla  emilebilir.

(-OH iyonları)

(+H  iyonları)

  • Alkali Su iyonizeri

    Alkali su iyonizerindeki su asidik ve alkali olarak ikiye ayrılır.

    Cihazın  negatif  yani eksi tarafında suya elektron verilir. Suyun OH- iyonları oluşur.  Pozitif yani + tarafında sudan elektron çekilir. Suyun H+ iyonları oluşur.  Aynı zamanda suyun içindeki mineral tuzları eklerinden ayrılır.  Alkali mineral ekleri negatif tarafa, asidik mineral ekleri pozitif tarafa geçerler.

  • Alkali su

    Kalsiyum ve magnezyum gibi  + yüklü alkali  mineraller negatif tarafa geçerek OH- iyonlarıyla iyonik bağ kurarlar. Alkali iyonize su bir sağlık kaynağı olarak içilebilir.

    Bu su hem elektron, hem mineral hem de oksijen bakımından zengindir.

  • Asidik su

    Klorür, sülfür, nitrat, fostat gibi asidik ekler pozitif tarafa geçerler.  H+ iyonlarıyla iyonik bağ kurarlar.   Asidik su icilmez, fakat  sebzelerdeki bakteri ve parazitleri öldürebilir.  El, yüz yıkamada, mutfak temizliğinde güvenle kullanılabilir.   Kesme  çiçek suyu olarak kullanıldığında çiçeklerin çürümesini geciktirir.

  • Alkali mineraller

    Suyun tamamındaki alkali mineraller suyun  alkali yarısında toplandıklari icin içtiğiniz alkali sudaki miktarları musluk suyunuzdaki ölçünün ortalama  %30 fazlasıdır.  Böylece içtiğiniz suyun mineral zenginliği artar. Musluk suyunuz kaynak suyu değerliliğine yaklaşır.  Başlıca kalsiyum ve magnezyum olmak üzere doğada bulunan ve suyunuza karışan tüm alkali mineraller sülfat, klorür, fosfat ve nitrat gibi asidik eklerinden kurtulmuş olarak içme suyunuzdadır. Üstelik iyonize formda oldukları için ve OH- su iyonlarıyla taşındıklarından kolayca emilebilirler.

  • Mikromoleküler su

    Su, yalnızca su yüzeyinde reaksiyona girer.

    Mikromoleküler küçük su kümelerinin daha yüksek çözme, hücrelere daha çabuk girebilme  yeteneği olduğu kabul edilmektedir.  Bunun nedeni küçük mikromoleküler su kümelerinin dış reaktif yüzeylerinin büyük su kümelerine göre önemli oranda büyük olmasıdır.

  • Su kümelerinin altıgen formu

    Suyun mikromoleküler yapısı konusundaki araştırmalar sürmektedir.  Bir su kümesindeki birbirine bağlı su moleküllerinin sayısının suyun formuna etkisi üzerine yapılmış sayısız araştırmalar  vardır. Bunlardan bir tanesine göre aynen kar tanesinde olduğu gibi 6 adet su molekülü, altıgen formda bir su kümesi oluşturabiliyor. Bu form vücudumuzun hücre duvarlarının formuna uyum gösteriyor.  Mikromoleküler iyonize su,  arı peteklerinde olduğu gibi hücre duvarlarına kusursuz bir şekilde yerleşiyor.

    Öte yandan sıradan musluk suyu geniş beşgen formlardan oluşuyor ve hücre duvarından girebilmesi için altıgen formunda yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyuyor. Bu durum enerji harcamasi gerektirdiğinden etkili bir süreç olarak işleyemiyor.

  • Suyun nemlendirme yeteneği

    Suyu  içmek yetmiyor, doğru küme büyüklüğü ve yapılanmasındaki suyu içmek gerekiyor. Yalnızca %20 si uygun küme yapılanmasındaki suyu içtiğimizde her beş bardak sudan dört bardağı gerektiği gibi kullanılamıyor. Kullanılamayan su atılıyor. Su içtiğimiz halde vücudumuz nemlenemiyor. Susuz kalabiliyoruz. Yorgunluk ve bitkinlik hissedebiliyoruz.

    Su, oksijen ve besinleri de taşıyor. Sonucu ne kadar içtiğimiz değil, vücudumuzun ne kadar emdiği belirliyor.

  • NMR  Nükleer Manyetik Rezonans

    NMR Nükleer Manyetik Rezonans testi suyun moleküler büyüklüğünü ölçmek için başvurulan bir yöntemdir. Aşağıdaki grafik farklı su cinslerinden alınan ölçme sonuçlarını özetliyor.

    Alkali iyonize suyun moleküler büyüklüğünün ve formunun 60 Hz değerinde insan hücresi ile birbirine tam olarak uygun düştüğü görülüyor.

    Yapılandırılmamış diğer su cinslerinde daha uzun molekül çizgileri olduğu, fakat bunun vücut tarafından kolayca kabul edilemeyecegi anlaşılıyor.  Molekül yapısı ve formu konusundaki araştırmalar sürse de  NMR testi, alkali iyonize suyun insan vücudu hücreleri için en uygun kaynak olduğunu doğruluyor.

alkavital@alkavital.com

Alkali su iyonizeri, su arıtıcı  ve  dejeneratif  hastalıklara karşı etkili   ileri teknoloji ürünü  bir  sağlıklı beslenme desteğidir, tedavi amaçlı kullanılmaz

facebook sayfamızı beğenerek sağlık mesajlarımıza  abone olabilirsiniz.